![]() |
|
||||
|
Alıntı:
![]() ![]() |
|
||||
|
Teröristbaşı niçin idam edilemedi ve terör yeniden nasıl bu boyutlara erişti.İşte gerçekler:
İşte tarihi süreç; Kenya’da yakalanan teröristbaşı Türkiye’ye getirildi. 15 Şubat 1999 Teröristbaşı Ankara 2 No’lu devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yargılanmaya başlandı. 31 Mayıs 1999 Teröristbaşının TCK’nın 125. maddesine göre ölüm cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. 29 Haziran 1999 Yargıtay 9.Ceza Dairesi,teröristbaşı hakkında verilen idam cezasını oybirliğiyle onadı. 25 Kasım 1999 Böylece teröristbaşının idamına ilişkin iç hukuk süreci tamamlanmış oldu.Cezası onanan teröristbaşı aynı gün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurdu.Peki,teröristbaşı bu hakkı nereden almıştır.İşte cevap: O gün hükümeti oluşturan Refah-Doğru Yol partilerinin genel başkanları,sn Necmettin ERBAKAN(Başbakan),sn Tansu ÇİLLER(Başbakan Yrd.) ve aralarında bugün dışişleri bakanı,58.hükümetin de başbakanı olan sn.Abdullah GÜL(o zaman devlet bakanı),bugün devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olan sn.Abdüllatif ŞENER(O zaman maliye bakanı) gibi R.Tayyip ERDOĞAN’ın iki sağ kolunun da aralarında bulunduğu kişiler tarafından,20.06.1977 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 nolu protokolü imzalanmıştır.Bu protokole göre AİHM’nin daimi olması ve bireysel başvuruda bulunulabilmesi mümkün kılınmıştır.Teröristbaşı da bu protokolden doğan hakkını kullanarak AİHM’ne başvurmuş ve dava sonuçlanana kadar infazın ertelenmesini istemiştir. AİHM 30 Kasım 1999 tarihi itibariyle başvuruyu incelemeye aldığını ve mahkeme iç tüzüğünün 39.maddesi gereğince aşağıda belirtilen ihtiyati tedbire karar verilmiştir. “İnsan Hakları Mahkemesi,sözleşme hükümlerine başvuranın şikayetinin kabul edilebilirliğini ve esasını etkin bir biçimde sonuçlandırana kadar,idam cezasının infaz edilmemesi için gerekli bütün adımları atmasını ister.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararı vermesi üzerine,hükümeti oluşturan DSP-MHP-ANAP’ın genel başkanları,12 Ocak 2000 tarihinde toplanarak,MHP genel başkanı Sn.Dr.Devlet BAHÇELİ’nin her kelimesi üzerinde defalarca müzakere istediği ve tam yedi saatte sonuçlandırılıp belirlenen aşağıdaki tavır benimsenmiştir. “Koalisyonu oluşturan DSP,MHP ve ANAP’ın genel başkanları,bugün Başbakanlıkta yaptıkları toplantıda, AİHM’nin teröristbaşı Abdullah ÖCALAN hakkında inleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmiştir. Bilindiği gibi Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’nin Türk yargısınca verilmiş kararı değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir.Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında dosya,gereğiiçin ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir. Genel başkanlar,hukuka saygı içinde kaldıkları bu kararın,terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye’nin yüksek menfaatleri aleyhinde kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde,erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır.” Özetle: İDAM CEZASININ DEĞİŞMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. SÜREÇ TAMAMLANDIĞINDA DOSYA,İDAMIN İNFAZI İÇİN MECLİSE GÖNDERİLECEKTİR. BU KARAR TERÖR ÖRGÜTÜ TARAFINDAN TÜRKİYE ALEYHİNE KULLANILIRSA AİHM KARARI BEKLENMEDEN İNFAZ SÜRECİNE DERHAL GEÇİLECEKTİR. Bu karar, teröristbaşının idamdan kurtulamayacağının en açık ifadesidir.Dahası MHP’nin ve genel başkan Sn.Dr.Devlet BAHÇELİ’nin yoğun ısrarı ile anayasa değişikliğine gidilmiş, 3 Ekim 2002 tarih ve 4709 sayılı kararla anayasaya,terör,savaş ve yakın savaş suçlarına da ölüm cezası verileceği hükmü konmuştur. Bir süre sonra PKK’nın yerine kurulan KADEK örgütünün terörist eylemler hazırlğına girişmesi üzerine,Çin seyahatinde bulunan Sn.Dr. Devlet BAHÇELİ,bu örgün de terörist örgütler listesine alınması için AB’ye çağrıda bulunmuş ve ardından da Türkiye’ye a gibi düşen APO’nun idam sürecinin başlaması için dosyasının TBMM genel kuruluna sevkini istemiştir. (29 Mayıs 2002) Bunun üzerine AB parlomentosu,Türkiye’den yeni talepler de bulunmuştur.Buna göre, idam cezasının Türkiye’nin AB üyeliği önünde engel teşkil ettiği,ayrıca,anadilde öğrenim ve televizyon yayını yapılmasına dair kanuni imkan sağlanması talep edilmektedir.Buna MHP şiddetle karşı çıkması üzerine 7 Haziran 2002 tarihinde Cumhurbaşkanının başkanlığında liderlerin katıldığı bir AB zirvesi toplanmıştır.Bu zirveden çıkışta basın toplantısı düzenleyen MHP genel başkanı Sn.Dr.Devlet BAHÇELİ aynen şunları söylemiştir: Geldiğimiz bu noktada,10 ila 12 yıl sürecek bir müzakere sürecinin başlatılması için bir tarih verilmesinin bile,Ulusal Programın çerçevesinin dışında kalan bazı ilave adımlar atılması şartına bağlandığı görülmektedir. Ön şart olarak dayatılan bu talepler,idam cezasının bu safhada terör suçlarını da kapsayacak şekilde kaldırılması ve ana dilde eğitim-öğrenim ile televizyon yayını yapılmasına imkan verilmesidir. Bugün dayatılmak istenen bu üç konu ile Kıbrıs konusunda karşımıza çıkartılan denklemi,MHP’nin bugünkü konjonktürde kabul etmesi hiçbir şart altında mümkün değildir.” Sn.Dr.Devlet BAHÇELİ’ nin bu keskin açıklamasıyla panikleyen her nevi AB yandaşları, siyasi ömürlerinin sonuna gelmiş müflis siyasetçiler,ayrılıkçı bölücü politikalar savunan marjinaller ve kendilerine dinden sonra Avrupa’yı malzeme edinen siyasi ikbal arayıcıları derhal dirsek temasına geçmişler ve bir “GÖKKUŞAĞI KOALİSYONU” oluşturmuşlardır. AmaçlarıSn.Dr. Devlet BAHÇELİ’siz bir hükümet eğer mümkün olursa da MHP’siz bir TBMM’dir. Bu doğrultuda yoğun bir kampanya başlatmış olan bu gruplar milletimizin kafasını karıştırmak için her yöntemi denemişlerdir.Bir gecede bir partinin (DSP) yarısını alıp başka bir mecraya çekmişlerdir.Kamuoyu desteği kazanmak içinde gazetelere sürekli ilanlar vermişlerdir.Bahse konu uyum yasalarının Türkiye için hayati önemde olduğunu savunan bu grupların bu yasaları mutlaka meclisten geçirecekleri beyanını ortaklaşa verdikleri ilanlarla kamuoyuna duyurmuşlardır. “AVRUPA HAREKETİ” adlı AB lobicisi bir kuruluşun 3 Ağustos 2002 tarihinde Türkiye’deki tüm gazetelerde boy boy çıkan ilanına bakın kimler aynı anda imza atmışlardır.Adı geçen uyum yasalarının çıkarılacağına dair deklarasyona LİDER SÖZÜ başlığıyla, Bülent ECEVİT,Mesut YILMAZ,Tansu ÇİLLER,İsmail CEM,Recai KUTAN ve elbetteki Recep Tayyip ERDOĞAN imza atmıştır. Yoğun kampanyalar yürüten bu GÖKKUŞAĞI KOALİYONU Türkiye’deki siyasi dengeleri alt üst etmiş,siyasi etiğe ve geleneksel teamüllere uymayan politik manevralarla adı geçen AB uyum yasaları meclise taşınmıştır.Bu süreç işlerken TBMM tutanaklarına geçen AKP yöneticilerinin beyanatlarına bakınız: AKP Grubu Adına Bülent ARINÇ: Ölüm cezasının kaldırılması konusu,geldiğimiz noktada bir zaruret ifade etmektedir.(1 Ağustos 2002) AKP Grubu Adına Mehmet Ali ŞAHİN: ölüm cezasının kaldırılmasını Parti olarak,Grup olarak biz de istiyoruz.(1 Ağustos 2002) AKP Grubu Adına Dengir Mir Mehmet FIRAT: Asamadınız;bundan sonra da asamayacaksınız.(2 Ağustos 200) Bu şartlar altında yapılan 3 Ağustos 2002 tarihindeki Meclis oturumunda, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 125 milletvekilinin dimdik ayakta durarak HAYIR oyu verdiği oylama sonucunda maalesef GÖKKUŞAĞI KOALİSYONU’nun EVET oylarıyla teröristbaşının idam cezası kaldırılmış,anadilde öğrenim ve televizyon yayını yapılmasına ilişkin 4771 nolu karar yasalaşmıştır. Bu yasanın kabulünden hemen sonra Hürriyet Gazetesine (3 Ağustos 2002) demeç veren AKP genel başkanı R.Tayyip ERDOĞAN ; “Bu çok büyük bir başarıdır.Ben, burada özellikle TBMM’yi takdir ediyorum,alkışlıyorum”demiştir. Bu sonuçlardan sonra,milletimiz aleyhine doğabilecek,daha büyük felaketlerin önlenebilmesi ve yapılan tahribatların onarılabilmesi için,ve Türkiye’nin yeni geleceğinin belirlenmesi için MHP genel başkanı Sn.Dr.Devlet BAHÇELİ Türk siyasi hayatında görülmeyen bir erdemlilikle,Bursa Kocayayla Türkmen şenliklerinde bir çağrıda bulunmuş, yetkinin asıl sahibi olan millete gidilmesini istemiştir.Çağrı sonuç vermiş ve 3 Kasım 2002 de genel seçimler yapılmıştır.Yapılan seçimler neticesinde,milletin yüksek teveccühüyle AKP tek başına hükümet olmuştur.Ancak milletimizin bu tercihi gelinen bugünkü noktada kendisi için asıl FELAKET olmuştur. Ekonomide Sat-Kurtul,dış politikada Ver-Kurtul,iç politikada da Ye-Kurtul siyasetini benimseyen AKP iktidarı,geçen dört yıla yakın zaman içersinde acze düşmüş,millete izah edemediği sorunların vebalini başka adreslere havale etmeye yeltenmeye başlamıştır.Ancak güneş balçıkla sıvanmamaktadır. Teröristbaşını idamdan kurtarmakla yetinmeyip,MHP zamanında anayasaya konan, terör,savaş ve yakın savaş suçlarına verilen ölüm cezasını bile, 7 Mayıs 2004 tarih ve 5170 nolu yasayla kaldırmıştır.Bütün bunlardan cüret kazanan bölücü terör örgütünün artırdığı eylemler sonunda şehit olan vatan evlatlarının hesabını veremeyen,akan kanı durduramayan, ülkenin bir bölgesinin yangın yerine dönmesine mani olamayan,bütün bunların sorumlusu MHP imiş gibi millet kandırmaya çalışan sn.başbakan R.Tayyip ERDOĞAN’a, buradan SESLENİYORUM….! Neden teröristbaşının idamıyla ilgili attığınız bu adımları milletimize anlatmıyorsunuz Neden idam cezasının kaldırılmasına MHP’nin karşı çıktığını ifade etmekten kaçınıyorsunuz ? Neden teröristbaşının idam cezasının kaldırılması için söz verdiniz ? Neden savaş,yakın savaş ve terör suçlarında idam cezası verilmesini engellediniz ? Neden savaş zamanında bile idam cezasının tamamen kaldırılması için protokolü imzaladınız ? Neden anayasayı değiştirerek imzaladığınız bu uluslar arası anlaşmaları kanunların üstüne taşıdınız ? Neden teröristbaşının yeniden yargılanmasının önünü açtınız ? Neden AİHM’nin kararları doğrultusunda yeniden yargılamayı mümkün kıldınız ? İşte apaçık gerçekler bunlar.Ve bütün bunların altında sizin imzanız var. Sayın Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN ! AKP tek başına iktidardadır,ve sen Başbakansın. Terör örgütü ülkemizde kan dökmeye, Huzursuzluk,fitne ve fesat oluşturmaya devam etmektedir. Teröristbaşı örgütü yönetmeye devam etmektedir. Bölücülük,bölücü terör ve teröristbaşı ile ilgili her türlü kararı alabilirsin. NE DURUYORSUN ? KORKMADAN AL ! ![]() El Öperek tarikat adamı,yalakalık yaparakta
siyaset adamı olanlara inat,adamın adamı değil DAVAMIZIN ADAMIYIZ !! [Linkleri Görebilmeniz İçin Kayıtlı Üye Olmalısınız!. Kayıt İçin Lütfen Tıklayınız.] Ş Yerine $ V yerine W K yerine q Vb. Harfleri Kullanarak Kelime Ve Cümle Oluşturanlar , Oluşturmakta Israr Edenler Toplumun En Aşağılık Kesimleridir. Sizin Bir Diliniz Olduğunu ve Doğru Düzgün Kullanmayı Unutmayın. |
|
||||
|
Halk olarak arkasında duracak mısınız? Herşey berbat gidince(dışa bağımlı bir ülkede kendi kendine savaş harakiridir) sorumlu tutup vatan haini denmeyecek mi o hesap verin niye yapmadınız denilen şahıslar? Konu çok detayı ile Trkiyeyi sarsan 3 yazardan danışılarak hazırlanıyor. Gerekli izin alındıktan sonra sarsıcı bir belge ile türklerforum Türkiye ve internet tarihine fark atacaktır. Yukarıda verildiği gibi hafif ve muhalefet olmaktan ileri gidemeyen(gidemiyor çünkü siyaset yapmayı nutuk atmak ve onu bunu karalamak sanan süper bir muhalefete sahibiz, kendileri içine ettikleri dokuz ışık doktrinini sağa sola sataşmak sanan üzülerekk belirtiyorum ki cahil ve beceriksiz bir genel başkana sahip MHP başta olmak üzere) 2-3 partinin kendilerince hesap sorma metinleridir. Bununla ancak miting meydanlarına gelip her söyleneni yiyen kesimi inandırabilirler. Konu çok daha derinlemesine ve çok daha enteresandır. Böyle kelime oyunları ile ben sordum cevap veremediler ile olacak iş değildir
|
|
||||
|
Cevap yazmıcam abi yazarsam ben senden de ağır konuşacam çünkü..
Siz ve sizin gibiler konu bu olunca bi takılıyor dediğinden vazgeçmiyor..Biliyorum ben cevap yazarsam sende öyle olacaksın.. Ne diyeyim kendine göre sen haklısın bana göre ben...Olacağına varsın ![]() El Öperek tarikat adamı,yalakalık yaparakta
siyaset adamı olanlara inat,adamın adamı değil DAVAMIZIN ADAMIYIZ !! [Linkleri Görebilmeniz İçin Kayıtlı Üye Olmalısınız!. Kayıt İçin Lütfen Tıklayınız.] Ş Yerine $ V yerine W K yerine q Vb. Harfleri Kullanarak Kelime Ve Cümle Oluşturanlar , Oluşturmakta Israr Edenler Toplumun En Aşağılık Kesimleridir. Sizin Bir Diliniz Olduğunu ve Doğru Düzgün Kullanmayı Unutmayın. |
|
||||
|
Sen belgeli ve ispatlı konuş bende inanayım. Ben sana konunun mitinglerde koyun gibi güdülmeyi bekleyen yarı akıllılardan farklı boyutunu sunmaya çalışıyorum sen propaganda yapar gibi partilerin miting meydanlarındaki safsatalarını belge diyerek gösteriyorsun ne diyebiklirim ki.
Her konuda söylediğim gibi geçerli ve resmi belge sunulmadıktan sonra ordan hburdan gazeteden dergiden alıntı ile belgelemek olmaz ispat olmaz. Karşındakine öyle bir belge ile çık ki diyecek sözü olmasın. "Siz ve sizin gibiler" sözünü kullananlardansın anlaşılan, sen biz ve bizim gibiler'e delilsiz birşey anlatamazsın |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Deniz Gökçe CHP'yi fena yakaladı! | [REİS] | Kürsü | 0 | 27-05-07 21:50 |