![]() |
|
||||
|
1. M.Ş. 1979-Batman doğumlu. 9 kardeş. Okur-yazar.
…Köyümüze gelen tabancalı bir adam babamı ve küçük kardeşimi öldürmekle tehdit ettiği için ben ve amcamın kızı bu adamla birlikte gitmek zorunda kaldık. İsmini bilmediğim bu adam daha sonra bizi örgüte teslim etti. ...Kaçırıldıktan sonra örgüt bizi devamlı kontrol altında tuttu. Başımızda kaçmamamız için hep nöbetçi vardı. ...Eğitim esnasında bir kaza geçirdim ve başımı kayalara vurdum. Beni tedavi amacıyla Kuneraya götürdüler. Burada sonradan arkadaşlarımdan deney amaçlı olduğunu öğrendiğim bazı ilaçları iğneyle kafa derimin içine verdiler. Bir süre sonra saçlarım tamamen döküldü. Saçlarımın dökülmesine başlangıçta üzülmüştüm. Ancak daha sonra kız arkadaşlara yapılan tacizleri görünce saçlarımın dökülmesi ve çirkinleşmem nedeniyle bu tacizlerden kurtulduğumu ve namusumu koruyabildiğimi anlayarak sevindim. ...Saçlarımın dökülmesinde sonra tedavi olmam için beni İran’ın Urumiye şehrine gönderdiler. Burada 100 kadar örgüt üyesiyle birlikte bir çiftlik evinde kalıyorduk. Evin yakınında bir İran askeri birliği vardı ve burada görevli İran askerleri evin etrafında ve kapısında nöbet tutuyorlar hem güvenliğimizi sağlıyorlar hem de yerimizin tespit edilmemesi için çiftlik askeri bir birlikmiş havası yaratıyorlardı. 1996 ve 1997 yılları arasında burada kaldım ve çeşitli ayak işlerine baktım. Bana buraya tedavi olmam için gönderildiğim söylense de herhangi bir tedavi şekli uygulanmadı. ...Urumiye’den sonra yine tedavi olacağım söylenerek Tahran’a gönderildim. Burada 100 kadar örgüt mensubuyla üç katlı bir binada kalıyorduk. Güvenliğimiz yine binanın karşısındaki İran askeri birliğinde görevli askerler tarafından kontrol altında tutuluyordu. Şehrin içine çıkamıyor zaman zaman gruplar halinde Azadi Hastanesine gidiyorduk. Burada da 1998 ve 2000 yılları arasında kaldım. … Daha sonra tekrar Kunera’daki kampa gönderildim. Burada 1,5 yıl boyunca hastanede ve mutfakta çeşitli ayak işlerine baktım. Tedavi edileceğim söylenmesine rağmen daha önce kaldığım yerlerde herhangi bir tedavi işlemi yapılmadığı için daha sonra beni Mahmur Kampına gönderdiler. Burada yaklaşık üç yıl kaldım. Buradayken en sonunda ailemle irtibat kurmayı başardım ve abim gelip beni kurtardı. ... Daha sonra Irak’taki askerlerimize teslim oldum. Örgütteyken bize askerlerin bizleri ellerine geçirdiği zaman işkence yapacakları, tecavüz edecekleri ve sonunda öldürecekleri anlatılıyordu. Ben teslim olduktan sonra tüm bu anlatılanların ne derece korkunç iftiralar olduğunu bizzat kendim yaşayarak gördüm. Bize bir abi bir baba gibi yaklaştılar. Keşke daha önce kaçabilseydim de ömrümün 10 yılını kaybetmeseydim. Gençliğimi yaşayamadım. ...Örgüt içinde kaçmayı ve evine dönmeyi düşünen çok insan var. Ama herkes kaçarken yakalanıp öldürülmekten korkuyor. Çünkü kaçmayı denerken öldürülen arkadaşımız çok oldu. Örgüt daha sonra bunların ailelerine çocuğunuzu Türk askeri, polisi öldürdü diyor. Aileleri bu şekilde kandırarak devlete düşman yapmaya çalışıyorlar. ...Buradan tüm arkadaşlarımı örgütte yaşadıkları esaretten kurtulmaya özgürlüğe ve sıcak yuvalarına kavuşmaya davet ediyorum. Ben kurtuldum. Darısı sizin başınıza. |
|
||||
|
2. M.B. 1982-Erzurum doğumlu. 7 kardeş. İlkokul terk
...Askerlik görevimi yaptıktan sonra maddi durumumuz kötü olduğu için İstanbul’a amelelik yapmaya gitmiştim. Burada zaman zaman gittiğim kahvede bazı şahıslarla tanıştım. Zamanla bunlar bana örgüte katılırsam maddi durumumun nasıl düzeleceğini, aileme bakabileceğimi ve aynı zamanda da daha fazla özgürlük, eşitlik, hak ve hürriyete kavuşacağımı ve bunlar için mücadele edeceğimi anlatmaya başladılar. Amelelikle ancak günlük olarak ve o da kesintili bir şekilde doğru dürüst para kazanamadığım ve anlatılanlar bana cazip geldiği için örgüte katıldım. ...Aslında daha örgüte katıldığım ilk anda bana anlatılanların hepsinin yalan olduğunu anladım ama artık geri dönmek için çok geçti. Örgüt yönetimindekiler örgüte katıldığımız ilk andan itibaren kendimizi efendilerine hizmet etmek için var olan değersiz bir köle gibi hissetmemiz için her şeyi yaptılar. Bırakın bize vaat edilenlere sahip olmayı, tamamen bir esir, köle hayatı yaşıyorduk. Örgüte katıldıktan sonra kendi isteğinizle ayrılmanız ve özgür hayatınıza dönmeniz artık çok zordur. Kaçarken tesadüfen vurulmayıp yakalansanız bile ölümünüz garanti gibidir. ...Örgüte katıldıktan sonra İran’ın Urumiye şehri üzerinden Irak’taki Kakür köyü yakınlarındaki bir kampa götürüldüm. Kampta epitim gördüğümüz konuların içinde en çok üzerine düşülen mayın ve patlayıcı eğitimiydi. Örgütün elinde çok fazla sayıda mayın ve patlayıcı madde var. Bunları da Türkiye’de fazlasıyla kullanıyorlar. Mayına basıp ölen ya da yaralanan vatandaşımız olduğunda da güvenlik güçlerini suçlamak için ellerine ayrıca bir fırsat geçmiş oluyor. ...Örgüt bu yaz Türkiye’deki turistik ve ekonomik değeri olan hedeflere eylem planlıyor. İnsanların ölüp ölmemesi umurlarında değil. Örgütün tepesindekiler hareketsiz kalındığında insanların düşünmeye fırsat bulduklarının ve düşündükleri vakit gerçekleri görüp kaçmaya çalıştıklarının çok iyi farkında. Örgüt dağılırsa ağalıklarını ve üzerimizden elde ettikleri rantı kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar. Bunun için eylemleri artırarak devam ettirmek istiyorlar. Geride kalan arkadaşlarıma söyleyeceğim tek şey bizlerin üzerinden geçinen bu asalaklardan bir an önce kendilerini kurtarmaya çalışmaları sevdiklerine kavuşarak gerçekten özgür bir vatandaş olarak yaşamaları olacaktır. Konu Rai_Han tarafından (01-12-06 Saat 20:34 ) değiştirilmiştir. |
|
||||
|
3. A.K. 1989-Muş doğumlu. 7 kardeş. İlkokul mezunu
...Ailemin maddi durumu çok kötü olduğu için İstanbul’a çalışmaya gelmiştim. Burada tanıştığım bazı şahıslar zamanla bana demokrasi, eşitlik, kardeşlik için mücadele ettiklerini ve mücadelelerine katılırsam maddi yönden de rahat edeceğimi söylemeye başladılar. Bunların etkisiyle önce HADEP’e sonra DEHAP gençlik kollarına katıldım. Buralarda da devam eden propaganda sonucunda örgüte katıldım. ...İstanbul’dan Van’a oradan da İran’daki Urumiye şehrine gittim. Dikkatimi çeken şey örgüt mensuplarının İran’da da Irak’ta da çok rahat hareket ediyor olmasıydı. ...Örgüte katılışımdan Kandil’e gidişime kadar bana daha önceden yapılan propagandaların hepsinin palavra olduğunu fark ettim. Kandil’e geldiğim andan itibaren de aklımda sadece nasıl kaçabileceğim sorusu vardı. Bu fikrimi açığa çıktığı tahtirde başıma neler geleceğini bildiğim için ilk andan itibaren sakladım ve kimseye belli etmedim. Tam aksine onların istediği gibi insanlık dışı bir robot olmaya çok hevesliymişim gibi davrandım. Bunda da başarılı oldum ve bu sayede lojistik ve cephane sorumlusu oldum. ... Örgütün silah, mühimmat ve teçhizatın gereksinimini nasıl karşıladığını hayretler içinde öğrendim. Hem silah, mühimmat ve teçhizat hem de bunlar için gerekli para kolayca elde ediliyordu. Cephane sorumlusu olduğum ilk günlerde para ve cephane nasıl bu kadar kolay elde edilebiliyor diye merak ettiğim konuyu zaman içinde öğrendim ve bu ortamdan kaçma isteğim daha da kuvvetlendi. Örgüt, uyuşturucu ticareti, insan kaçırma, haraç toplama, şantaj ve sahte belge düzenleme ve gibi suç yollarıyla toplanan paraları PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarına aktarmaktaydı. Toplanan bu paralarla örgütün barınma/beslenme ihtiyaçları, örgüt üyelerinin giyecek, tedavi, ulaşım masrafları ve örgüte lojistik destek sağlanmaktaydı. Silah ve mühimmatın yasal yollardan elde edilmesi mümkün olmadığından, bu iş için ayrı bir organizasyon vardı. ... Demokrasi, eşitlik, kardeşlik için mücadele ettiklerini söyleyenlerin gelirini ahlaksızca yollardan kazanması ve silahlarını masum insanlara karşı da çekinmeden kullanmaları nedeniyle örgütte hiçbir inancım kalmadı ve kaçmaya kesin kararımı verdim. <FONT color=#cc0000><FONT size=3><SPAN lang=DE style="FONT-FAMILY: Verdana; mso-ansi-language: DE; mso-bidi-font-size: 10.0pt"><FONT size=2><FONT color=#000000> |
|
||||
|
İnşallah bir daha böyle işe kalkışmazlar bu işin sonu geldiğimiz yer Adam gibi yaşarsın yada ..........
![]() Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize. Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden İtler bile gülecek kimsesizliğimize. Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların... Ordularla yenilmez bir gayiz var kanımda. Dün benimle birlikte gelen tanıdıkların Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda. |
|
||||
|
bunların hiçbirisini mazeret kabul etmemeli bu devlet.para için vatan satılır mı? bunların arasında en inandırıcısı ilk olanıdır herhalde.kardeşlerimi öldürecekler.vatana ihanet etmek öyle beş dakikada verilebilecek bir karar mı ? hem bu hikayelerin gerçek olup olmadığını nereden bileceğiz.ister teslim olsun ister yakalansın bilgilerin hepsi alınıp daha sonra da hak ettikleri ceza en ağır şekilde verilmelidir.şimdi bu insanlar dağa çıktılar.güya ayak işleri ile uğraştılar.ama bunların binlercesi askere kurşun sıktı.ne gençler ne yiğitler toprağa düştü daha yirmilerinde.hepsine sorsanız hepsinin bir nedeni var.bunlar teslim olduktan sonra dağda vatan görevindeki askerler gibi mi değerlendirilecekler yani ?
|
|
||||
|
Askerlik görevimi yaptıktan sonra maddi durumumuz kötü olduğu için İstanbul’a amelelik yapmaya gitmiştim. Burada zaman zaman gittiğim kahvede bazı şahıslarla tanıştım. Zamanla bunlar bana örgüte katılırsam maddi durumumun nasıl düzeleceğini, aileme bakabileceğimi ve aynı zamanda da daha fazla özgürlük, eşitlik, hak ve hürriyete kavuşacağımı ve bunlar için mücadele edeceğimi anlatmaya başladılar. Amelelikle ancak günlük olarak ve o da kesintili bir şekilde doğru dürüst para kazanamadığım ve anlatılanlar bana cazip geldiği için örgüte katıldım.
BÖLGEYE MİLYARLARCA DOLARLIK YATIRIM DÜŞÜNÜLÜYORDU UMARIM YAPILIR .. ![]() SAYIN GENEL KURMAY BAŞKANIMIZIN DA BU YÖNDE AÇIKLAMALARI OLMUŞTU ÖZELLİKLE GENÇLERE YATIRIM KONUSUNDA .. TEŞEKKÜRLER BURAK ... ![]() Biz Biz Olduqumuz Için S£viLdik ,ßizi SatanLarı KaLbimizden Bir Bir SiLdik . Geride 3-5 Kişi kaLdık ama içimiz rahat MutLuyuz . Çünkü Bu yaşımıza kadar Hiç Adam SATMADIK .! KraL OLmayanLara Taç taktık İşte En Buyuk Hatayı da ßurda Yaptık.!
|